Nermin Ülker’in “Dört Köşeli Üçgen: Yerini Bulamamış Cümlelerin Anıtları” adlı sergisi, Filiz Ağdemir küratörlüğünde 20 Ekim’de Black Light Gallery’de izleyiciyle buluştu. Sergi, 5 Aralık 2026 tarihine dek ziyaret edilebilecek.
“Dört Köşeli Üçgen: Yerini Bulamamış Cümlelerin Anıtları”, adını Salâh Birsel’in 1961’de yayımlanan tek romanından alıyor. Romanın kahramanı, çevresinin “gözlemci” diye andığı ve gördüklerini açıkça söylediği için çevresinden tepki alan bir bekçidir. Sergi ise “söylemenin” benzer şekilde ödeteceği bedel yüzünden hiç kurulmamış, dile getirilmemiş ve yerini bulamamış sözleri merkeze alıyor.
Görmediğimiz, gerçekte olmayan, zihnimizde hayal etmeye çalıştığımız “dört köşeli üçgen”, düşünülebilir ama çizilemez ve inşa edilemez bir form. Sergi başlığı, heykelin karşılık veremeyeceği bir forma işaret ediyor. Sanatçı da buradan hareketle zihinde kurulmuş ama dünyada yeri olmayan cümlelere gövde veriyor.
Üretim pratiğinde ağırlıklı olarak metal malzemesini kullanan sanatçının bir önceki sergisinde boşluklarla tamamlanan metal heykelleri, bu sergide cümlelere dönüşüyor. Ülker, uzun süre taşıdığı sözleri anıt heykellere dönüştürerek onlara başka bir varlık alanı öneriyor.
Sergideki heykeller, alıştığımız anıt sergileme biçimlerinden farklı olarak kaidesiz şekilde zeminde yer alıyor. Taşıdıkları sözler yüksek söylenmiyor ve kamusal sese dönüşmüyor. Kaidenin eksikliği, heykel ile izleyici arasındaki sınırı ortadan kaldırıyor. Bu durum mesafeyi dönüştürüp heykel ile izleyiciyi aynı zeminde buluşturuyor ve sözlerle ilişkimizi yeniden düşünmemizi sağlıyor.
Sanatçı, yapıtları okunması güç, dili seçilemeyen, örtülü metal heykeller olarak üretiyor. Sözler, yapıtların içine gömülü olarak yer alıyor. Sanatçı sözleri okutmayı değil, onları heykelin kendi dilinde, başka bir deyişle mekânsal olarak var etmeyi amaçlıyor. Çok boyutlu yüzey yapısı, geniş boşluklar ve çizgisel gövde, sözlerin okunabilirliğini ve dolayısıyla görünürlüğünü iyice zorlaştırıyor. Anıtlaşıp somut hâle gelen cümleler, hem görünür hem de örtülü olarak varlık kazanıyor.
Sanatçının kendi taşıdığı sözleri kamusal bir mekânda hem gösterip hem saklaması ve eserlerin boşluklu yapısı, mahremiyet ile tanıklık arasında bir konumda yer alıyor. Bu durum, “Örtmek sözü koruyor mu, yoksa sansürlüyor mu?” sorusunu akıllarda bırakıyor.
“Dört Köşeli Üçgen: Yerini Bulamamış Cümlelerin Anıtları” sergisini 20 Ekim – 5 Aralık 2026 tarihleri arasında Black Light Gallery’de ziyaret edebilirsiniz.
Nermin Ülker hakkında
Nermin Ülker (1974, Karadeniz Ereğli), heykel pratiğinde metal malzemenin olanaklarını; boşluk ve doluluk ilişkisini, kavramsal düzlemde ise ev, pencere, kadın ve mekân imgeleri üzerinden ele alıyor. Ülker’in pratiği, metal konstrüksiyon aracılığıyla form, mekân ve boşluk arasındaki ilişkiyi sorgulayan heykeller etrafında gelişiyor. Eserlerinde form, yalnızca malzemenin kapladığı alanla değil, aynı zamanda onun çevresinde ve içerisinde bıraktığı boşlukla tamamlanıyor. Boşluk, sanatçının yapıtlarında bir eksiklik değil, yapıtın kurucu unsurlarından biri olarak ortaya çıkıyor. Sanatçının son dönem çalışmaları ise dil ile heykel arasındaki eşiğe yöneliyor.
Ülker, 2012 yılında İstanbul’da Işık Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Görsel Sanatlar Heykel Bölümü’nden mezun oldu. Ardından aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü Sanat Kuramı ve Eleştiri Programı’nda yüksek lisans eğitimini tamamladı. Işık Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde lisansüstü çalışmalarını sürdürmüş olan sanatçı, aynı kurumda heykel dersleri de veriyor.
Sanatçı, beşi kişisel olmak üzere yaklaşık 30 ulusal ve uluslararası karma sergide yer aldı. Kişisel sergileri arasında “Penceremden” (C.A.M. Galeri, 2013), “Pencereler” (Açıkekran Levent, küratör: Ali Akay, 2016), “hané” (Krank Art Gallery, 2019), “Yuvarlağın Köşeleri” (Labirent Sanat, 2023) ve “Gözün Kayıp Oyuğu” (Labirent Sanat, 2026) bulunuyor. Ülker’in eserleri, Contemporary İstanbul ve ArtWeeks Akaretler başta olmak üzere çok sayıda sanat fuarı ve karma sergide de izleyiciyle buluştu.
Sanatçı, çalışmalarını İstanbul Maslak Atatürk Oto Sanayi Sitesi’nde bulunan atölyesinde sürdürüyor.